>

PromaX Makine – 2017 Yılına Hızlı Giriyor.

aluminyumcuyuz

Yazarın şu ana kadar yazılmış 77 makalesi bulunuyor.

1- Öncelikle firmanız hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?
PromaX Makine, alüminyum profil işleme makineleri konusunda Türkiye’nin öncü firmalarından biri olup, Türkiye ve yakın coğrafyamızdaki komşu ülkelerde faaliyet gösteren, müşteri ve çözüm odaklı bir firmadır. Firma personelinin Alüminyum Sektöründeki yıllara dayanan tecrübesi, geniş satış ve servis ağı ile PromaX, Türkiye’de makinecilik anlayışını farklı bir seviyede yerine getiren, yenilikçi ve önder bir kurumdur. Alüminyum kesme ve işleme makinelerinin satışı, kurulumu, devreye alınması, servis ve bakımlarının yapılması, eski ve yıpranmış makinelerin revizyonu, bunun yanı sıra sadece yeni makilerde değil, ikinci el makine ticaretinde de PromaX’ın rakiplerinin her zaman bir adım önünde bulunmasını sağlamaktadır. Ticari hayatta, “güven ve istikrarın” vazgeçilmez olduğu düsturundan yola çıkarak, müşterilerinin kendisine tevci ettiği güvene layık olmak ve uzun yıllar boyu istikrarlı bir şekilde varlığını sürdürebilmek PromaX Makine’nin temel yol haritasını oluşturmaktadır.
2- Üretimini veya satışını yapmış olduğunuz ürünler hakkında bilgi alabilir miyiz?
PromaX Makine, on yıldan fazla bir zamandır Türk Alüminyum sektörünün öncüsü durumunda bulunan müşterilerine, İtalya, Almanya ve benzeri Avrupa menşeli; ileri teknolojiye sahip ve yenilikçi profil işleme makinelerinin satışını yapmakta ve bu makinelerin bakım ve servis hizmetlerini yerine getirmektedir.

Alüminyum Profilleri işleyen, başta Ekstrüzyon firmaları olmak üzere, Giydirme Cephe, Kapı ve Pencere imalatçıları, otomotiv yan sanayicileri, mobilya aksesuarı üreticileri, ve diğer endüstriyel alüminyum profil imalatçıları PromaX’ın kendilerine sağladığı CNC Kontrollü Profil İşleme Merkezleri, Çift Kafalı Alüminyum Profil Kesme Makineleri, yine CNC Kontrollü Endüstriyel Profil Kesme ve Dilimleme Makinelerini, Köşe Presleri, Fitil Takma Makineleri, Profil Kertme ve Frezeleme Tezgahlarını kullanma ayrıcalığına sahiptirler.

Satışını gerçekleştirdiğimiz ana ürün gruplarından olan, (3, 4 veya 5 Eksende) CNC Kontrollü Profil İşleme Merkezleri ve Profesyonel Kesim Makineleri; hassas, hatasız ve yüksek kapasitede seri imalat sağladığından dolayı, müşterilerimizin son yıllarda özellikle teveccüh gösterdiği ana ürün gruplarımızı oluşturmaktadır.

3- Genel anlamıyla bugünkü alüminyum sektörünü tarif etmenizi istersek bizlerle neler paylaşırsınız?

Alüminyum’un diğer metallere göre avantaj sağlayan fiziksel özellikleri, hafif ve dayanıklı oluşu, farklı yüzey işlemlerine uyumluluğu, geri dönüştürülebilirliği ve özellikle de kolay şekil verilebilir ve düşük maliyetle farklı işleme tekniklerine yatkınlığı sebebiyle; kullanılmaya başlandığından bu yana, sarfiyatı artmış ve dolayısıyla imalat maliyetleri yıllara dayalı olarak düşmüştür.

Yukarıda anlatılan sebeplerden dolayı, gündelik hayatın her yerinde görülebilir hale gelen alüminyum bakın nerelerde karşımıza çıkmaktadır:

a)Alüminyum metali sayesinde, Formula1 aracının motorunu 80kg gibi inanılmaz ağırlıklara indirgenmiştir. İşin ilginç yanı, bundan çok değil, 20 sene evvel 8 veya 10 silindirli çelik gövdeli bir motorun ürettiği gücü 4 veya 6 silindirli, alüminyum gövdeli bir motor üretebilir hale gelmiştir.

b)Bir çok Avrupalı ve Amerikalı otomobil üreticisi, araçlarının ana şasi, kaporta, motor, diğer aksesuarı ile iç mekan trimlerinde alüminyumu kullanagelmiştir. Günümüzde %50’nin üzerinde alüminyum kullanılarak üretilen bir çok otomobil markası mevcutken, Kuzey Amerika Otomobil Üreticileri Federasyonu 2025 yılına kadar otomotiv imalatında kullanılan alüminyum miktarının %75 – 80 mertebelerine çıkacağını öngörmektedir.

Özetle, yaygınlaşan alüminyum oranı sayesinde öncekilere göre %25 -%30 mertebesinde hafifleyen otomobiller, öncekilerle aynı sağlamlıkta ve güvenilirlikte üretilmekte ve bunun yanı sıra, düşen araç ağırlığından dolayı, daha az güçle daha fazla sürüş konforu, daha az karbon salınımı, dolayısıyla daha az fosil yakıt tüketimi vaad etmektedir.

c) 20. yüzyılın başlarında, Havacılığın daha ilk başladığı yıllarda, alüminyum metalinin endüstriyel üretimine daha tam anlamıyla geçilemediğinden, ağırlıklı olarak ahşap gövdeli ve bez kaplamalı ufak uçaklar imal edilebilirken, 1900’lü yılların ortasına doğru, artan alüminyum imalatı sayesinde; uçakların gövde ve kanat imalatında alüminyum kiriş ve kesit profilleri kullanılarak kargo ve yolcu nakliyesine uygun, daha büyük gövdeli uçaklar imal edilebilmiştir. 1. ve 2. dünya savaşlarında kullanılan uçakların fotoğraflarına bakıldığında dahi, iki dünya savaşı arasında geçen 30-35 yıllık sürede alüminyum üretiminin nasıl mesafe kat ettiği ve dolayısıyla da havacılık sektörüne yapmış olduğu katkı net bir şekilde görülebilmektedir.

Günümüzdeyse, havacılık ve uzay sektörü, alüminyum malzemesi olmadan düşünülemez. 450 kg’dan az ağırlıkları ile, en hafif hava araçları olan “microlight” uçaklar ve “gyrocopter”ler, standart helikopterler, orta ve ağır sınıf uçaklar, dünyanın etrafındaki haberleşme uyduları, mars’ta sonda yapan robot ve uzay mekikleri, alüminyum olmadan imal edilemez…

d) Sert alaşımlı (7075) tarzı alüminyum silah sanayinde tabanca ve tüfek imalatında yoğunlukla kullanılmaktadır.

e) Bina ve diğer yapıların kaplanmasında alüminyum hem profil formunda, hem de yassı mamül formunda ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. Özellikle yapı sektöründe kullanılan alüminyumun son yıllarda yaptığı artış sayesinde, havalimanları, hastaneler, fabrikalar, yüksek plaza ve iş merkezleri gibi devasa yapılar, çok hızlı ve sağlıklı bir şekilde imal edilebilir hale gelmiştir.

f) Ankastre mutfaklarda kullanılan paslanmaz çelik görünümlü alüminyum profiller, gazlı içecek kutuları, alüminyum saklama folyoları, üzerine oturup yemek yenilen alüminyum bahçe mobilyaları, şemsiyeler, pergolalar, alüminyum villa kapıları, alüminyum raylı kapaklar, balkon kapamaları, akıllı televizyonlar ve benzeri bir çok uygulama, alüminyum metalini günlük hayatımızda ve evlerimizin içinde daha çok kullanır hale geldiğimizin en net göstergesidir.

Özetle alüminyum, günümüzde toplumumuzdaki yanılgının aksine, sadece tencere veya tava değil, hayatın vazgeçilmez bir elementi olmuştur. İleriki yıllarda, kullanımı yaygınlaştıkça maliyetleri daha da düşecek, maliyeti düştükçe, kullanımı daha da artacaktır. Yakın gelecekte alüminyum; yelkenli tekneler, hafif uçaklar, uçan arabalar, uzaya yolculuk gibi hayalini kurduğumuz şeylerin insanoğlu için kolay ulaşılabilir olmasını sağlayacaktır.

4-Son zamanlarda alüminyum metalindeki gelişim ve büyüme hızı neredeyse tüm sektörlerin üzerinde
seyrediyor, bu gelişme ve büyüme karşısında bir Türk firması olarak ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Yatırım yapıyoruz. Hem de, kendi çapımızda bakıldığında büyük ölçüde yatırımlar yapıyoruz. Öncelikle insana yatırım yapıyoruz, yeni istihdam yaratıyoruz, sonra mevcut insan sermayemize yatırımlar yapıp onları eğitiyoruz. Bünyemizde bulunan her bir bireyin bilinçlenmesi ve işini daha iyi yapabilmesini sağlayacak süreçleri oluşturuyoruz.

İkinci el makine revizyonu için 2016 yılında Bursa’da yaptığımız yarım milyon liralık yatırımı 2017 yılında yapacağımız ek yatırımlarla 2 milyon liranın üzerine taşıyacağız.

Bunun yanı sıra, 2016 yılı başında yüzde yüz yerli üretim, özgün tasarımlı alüminyum profil işleme makinelerinin yatırımlarına da başladık. Sadece Türkiye’de değil, dünyada ilk olacak bir yatırıma imza attık. 7 eksenli robot kol yardımı ile, ray üzerinde hareketli ve talaşlı imalat yapan, ilk Robot Kollu CNC Alüminyum profil işleme makinesinin prototipini yaptık. 2016 yılı Mart ayında Tüyap fuarında sergilediğimiz prototip ürünümüze olan yoğun ilgi, makinenin seri imalatı konusunda bizi yüreklendirdi. Bununla ilgili ar-ge ve ür-ge çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. 2017 senesi sonuna kadar ürünün tüm süreçleri bitmiş ve satışına başlanmış olmasını öngörüyoruz.

Önümüzdeki bir kaç yıl içerisinde sadece mahalli kümede değil, şampiyonlar liginde de, yani dünya genelinde boy gösterebilecek bir firma olmak için çok ciddi zaman ve sermaye harcıyoruz. Yine bu yıl, dünyada bir olacak PLC Kontrollü Panel Sistem Köşe Pres Makinesi’nin tasarımı ve prototip denemeleri başarıyla sona erdi. Makinenin seri imalatına 2016 son çeyreğinde başlandı. İlk toplu partinin kontratları yapıldı ve 2016 sene sonundan evvel teslimatları ve devreye alımları yapılacak. Ürünümüze olan aşırı talepten dolayı, seri imalat parti adetlerini 2 katına çıkartmak durumunda kaldık. Yüksek binaların cephelerini kaplayan Cephe İmalatçısı müşterilerimize, bizlere ve ürünümüze olan teveccühlerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz.

Sadece bu yıl 5 yeni tasarım mühendisi arkadaşımız, ar-ge ve ür-ge faaliyetlerinde kullanılmak üzere istihdam edildi, bunların kullandığı bilgisayar, Cad yazılımı, ölçüm cihazları için ciddi harcamalar yapıldı ve devam ediyor.

Bunların dışında, yine 2016 Mart ayında alınan bir kararla, İran’da PromaX-Tahran ShowRoom ve Depo – stok alanı yatırımı ile 3 yeni İran’lı arkadaşımız PromaX bünyesine katıldı. Yakın gelecekte, tıpkı Türkiye ve Türki Cumhuriyetlerde olduğu gibi, İran’da da PromaX’ın alüminyum sektöründe öncü bir firma olacağına inancımız tam. Ambargo’ların da kalkması ile İran pazarının gelecek yıllar içerisinde top yekün büyüyeceğini ve buna paralel olarak İran Alüminyum sektörünün de gelişeceğini öngörüyor ve bu gelişmenin Türk Alüminyum sektörüne pozitif bir ivme kazandıracağını umut ediyoruz.

5-Türk Alüminyum Sektörü, dünyanın en büyük üreticisi ülkeleri arasında süregelen yarışta önemli mesafeler kat ediyor. Bu gözle görülür mücadeleyi tek ve bireysel başarılarla çözmeye çalışan bir sektörün en büyük eksikliğinin öncelikleaynı çatı altında buluşamaması olduğu söylenebilir. Diğer bir önemli eksikliği ise tanıtım gücünü kullanamaması. Sizce bu konulara eğilirsek başka ne gibi handikaplar olabilir?

Türk sanayicisinin en büyük handikapı, “dost ateşi”‘dir. Bu askeri tabir tam olarak şu manaya gelir: 50 tane düşman askerinin yapamadığını, bir tane dost unsur ateşi yapar. Kendi dost birliğinden yenilen tek bir kurşun, o kişinin motivasyonunu bozar ve savaşı kafada kaybeder. 50 tane düşmanın topuyla tüfeğiyle veremediği zararı, dosttan gelen tek kurşun verir. Bizim sanayicimiz maalesef senelerdir, iç rekabet, taklitçilik, fiyat kırarak birbirinin ayağına bağ olma, gibi anlamsız bir iç rekabetle uğraşmaktadır. Birilerinin çıkıp, “Durun siz dostsunuz, düşman karşıda!” demesi gerekir. Bunu diyecek olan devlettir. Devletin, tüm sektörlerde olması gerektiği gibi, Alüminyum sektörü için de uzun vadeli politikalarının olması gerekir. Peki böyle bir durum, böyle bir vizyon var mı? Maalesef yok…

Öncelikle şu soruyu sormak gerekir: “Türkiye’de işlenen alüminyum’un ne kadarı Türkiye’de üretiliyor?”

Sonra şunları:

“Türkiye’de işlenen alüminyum gerek ham madde, gerekse enerji girdileri anlamında ne kadar dışa bağımlı?
“Ham madde ve enerji açığını mevcut yerli tesis ve imkanlarla kapatmak mümkün mü?
“Türkiye’nin sahip olduğu alüminyum hammadde rezervlerinin ne kadarı işlenebilmekte?”
“Türkiye’nin sahip olduğu enerji rezervlerinin ne kadarı kullanılabilmekte?”

Bu sorular sorulup, “muktedir” olanlar tarafından cevaplanmadığı sürece, bu soruların cevaplarına uygun altyapı yatırımları yapılmadığı sürece, ve en önemlisi buna uygun devlet politikaları üretilmediği sürece, Türkiye sadece alüminyum sektöründe değil, diğer tüm imalat sanayilerinde “kısır” iç rekabet girdabından kurtulamaz! Sadece yurt dışından gelen ham maddeyi ara işlemlerle yine yurt dışından gelen enerji ile işler ve tabiri caizse “yoğurdu kendi yer, kaymağını yurt dışına kaptırır”.

Şunu idrak edemezsek, şikayet etmeye hakkımız yok: ülkemizde Seydişehir Alüminyum, Ereğli Demir Çelik, ve benzeri Bakır, Prinç v.b. değerli madenleri toprak altından çıkarıp işleyen tesisler en son ne zaman kuruldu? Bu gibi değerli madenleri çıkartacak, devlet eliyle organize edilmiş stratejik yatırımlar Atatürk devrinden bu yana yapıldı mı? Yapılmadı veya yapılamadıysa neden? İki ihtimal var, ikisinin cevabı da birbirinden acı! 1) Bilinçli ve kasıtlı olarak, bu tür stratejik yatırımlar frenlendi. 2) Ne bilinci efendim, daha sahip olduğumuz potansiyelimizin bile farkında değiliz.

Özetle, günü kurtaracak politikalardan, geleceği kurtaracak stratejilere geçilmediği sürece, başımız “handikap”lardan kurtulmayacaktır.

6- 2.000.000 Ton/yıl hedefine emin adımlarla koşan sektörümüzün en büyük eksikliklerinden birisinin
de hammadde, enerji ve kalifiye eleman sıkıntısı olduğu gözleniyor. Özellikle sektörü dünyadaki rekabet
güçlerinin karşısında ciddi manada negatif pozisyona düşen firmalarımız, pozitif güce nasıl ulaşmalı? Bu
büyük ve kapsamlı sıkıntılar için ne gibi çalışmalar yapılmalı?

Mevcut tespit ve problemlerin sektör yöneticileri ve devlet bürokratları ile paylaşılacağı kapsamlı bir “Alüminyum Çalıştayı”nın öncelikle ve çok acil toplanması gerekir. Yukarıda bahsettiğimiz kritik soruların cevapları bulunmalı ve bunlara uygun önlemler devlet eli ile alınmalı, gereken politikalar geliştirilmelidir.

Mesleki yeterliliğe sahip ara eleman yetiştirecek, teknik okullar (meslek yüksek okulu ve/veya üniversite lisans seviyesinde) devlet ve özel sektör işbirliği ile her bölgede kurulmalı, ve buralardan yetişen gençlere ilgili alüminyum firmalarında iş garantisi verilmelidir. Hammadde ve enerji konusunda devletin hem gerekli alt yapı yatırımlarını yakın gelecekte gerçekleştirmesi gerekmekte, hem de milli ve yerli hammadde ve enerji kullanımını teşvik etmesi gerekmektedir.

Tıpkı savunma sanayinde, yakın geçmişte olduğu gibi, alüminyum ve diğer değerli madenlerin çıkarılıp işlenmesi için devlet teşviki ile Aselsan, Havelsan, Roketsan, Tai, Tei benzeri stratejik sanayi kuruluşları kurulmalı ve bu kuruluşların özel sektörün gelişimine öncülük etmesi gerekmektedir.

7-2016 yılına veda eden firmanız özellikle bu yıl hakkındaki görüşlerini bizlerle paylaşabilir mi?Neler
yaşadınız?Ne gibi gelişmelere şahit oldunuz?

Sayın başbakanın dediği gibi, ülkede yaşanan gelişmeleri göz önüne alırsak, bu yıl başımıza gelenler pişmiş tavun başına gelmedi! Fakat yıldık mı? Hayır. Gereken tedbirleri alarak yolumuza devam ettik, ediyoruz. Yatırımlara ara verdik mi? Hayır, tam tersine ülkemizde ve yakın coğrafyada yaşanan olumsuzluklar bizleri daha da motive etti ve hedeflerimize varma konusunda istekliliğimizi artırdı. Daha uzun sürede yapmayı planladığımız yatırımları daha kısa zamanda yapma konusunda irademiz kamçılanmış oldu.

8-Hedef 2017 olduğuna göre firmanız ne gibi çalışmalara imza atacak; beklentiler, hedefler ve yaşanacak
gelişmeler hakkında dergimizi ve sektörümüzü bilgilendirir misiniz?

Önümüzdeki bir kaç yıl boyunca, yukarıda da bahsettiğimiz gibi, alüminyum makineleri konusunda dünya oyuncusu olma yönünde kararlı ve istikrarlı adımlar atmaya devam edeceğiz. Planlanan doğrultuda yatırımlarımıza hız kesmeden devam edip, 2017 senesinde yurt içinde ve yurt dışında sektörümüzün hatırı sayılır fuarlarında geliştirdiğimiz ürünleri sergileyecek ve Türkiye’de kazandığımız müşteri güvenini, diğer dünya pazarlarında da kazanmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Mevcut eksikliklerimizi de kapatarak, yılmadan, usanmadan, milletimize devletimize ve sektörümüze hizmet etmeye devam edeceğiz.

Yorumlar

yorumlar

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
add_action( 'wp_footer', 'wpse_77220_language_cookie' ); /** * Cookie script based on http://github.com/bainternet/Admin-Page-Class */ function wpse_77220_language_cookie() { echo ' '; }